10 Kasım 2012 Cumartesi

Haftada 2 Kilo Verdiren Diyet

Sevgili ziyaretçilerimiz, yaz geldi gelecek; fazla vaktimiz yok kısa zamanda kilo vermeniz lazım. İşte 5 günde kilo verdiren hemen etkisini gösteren bir diyet programımız var. Bu diyet listesi uygulanmış ve olumlu sonuçlar alınmıştır. Siz de aşağıda verdiğimiz programı dikkatlice uygularsanız kısa sürede kilo vermeye başladığınızı göreceksiniz. “Forma gir, formda kal” zayıflama programı, ilk olarak bir daha kilo alınmaması için izlenmesi gereken dört yolu içeriyor.
Çoğunlukla bu diyeti uygulayanlar hafta içi rejime girip, hafta sonu serbest besleniyorlar. Haftada iki kilo verdirmeyi amaçlayan bu rejimi ideal kiloya ininceye kadar uygulayabilirsiniz. Bu diyet, beslenme alışkanlıklarınızı düzenlemeyi ve ardından sonra bunları bir hayat biçimi durumuna dönüştürmenizi hedefliyor. Asıl hedef noktası kilo kaybını kalıcı bir duruma getirmek. Beş günlük forma gir formda kal diyetini, zayıflamaya karar verdikten hemen sonra yapabilirsiniz. Bu rejimin bir diğer özelliği, esnek oluşu. Yani üç ana öğünde yiyeceklerinizi altı ara öğüne bölerek de alabilirsiniz.
Haftada 2 kilo
Beş günlük “Forma Gir, Formda Kal” diyetini uygulayarak ve düzenli olarak egzersiz yaparak, her hafta 2 kilo verebilirsiniz. Bir ay boyunca bu rejimi uyguladıktan sonra, verdiğiniz kiloları geri almamak için şu önerilere uymanızda fayda var:
• Yağlı süt yerine az yağlı ya da yağsız süt içmeyi tercih edin.
• Alışveriş yaparken üzerinde az yağlı yazan yoğurtları tercih edin.
• Salatalarınıza sos ya da mayonez kullanmayın.
• Kaşar ve tulum peyniri yerine az yağlı beyaz peyniri tercih edin.
• Kızarmış yiyecekler yerine haşlanmış ya da ızgara olanları tercih edin.
• Kırmızı et yerine balık ve tavuk yiyin.
• Zengin soslu ve kremalı yiyeceklerden uzak durun. Canınız çok istediğinde haftada bir kez olmak koşuluyla yiyebilirsiniz.
• Haftada dört gün en az yarım saat egzersiz veya yürüyüş yapın
Forma gir formda kal diyeti
Kahvaltılar
1. seçenek – 1 bardak süt, 1 bardak meyva suyu, 1 orta boy muz.
2. seçenek – 1 tas sütlü cornflakes, 1 küçük dilim peynir,1 elma.
3. seçenek – 1 katı pişmiş yumurta, 1 dilim reçelli tost ekmeği, 1 kase meyveli yoğurt
4. seçenek – Yarım taze greyfurt, 1 çay kaşığı bal, 1 dilim tost ekmeği, 1 kibrit kutusu büyüklüğünde beyaz peynir.
5. seçenek – 1 dilim kepek ekmeği, 1 çay kaşığı tereyağı, 1 çay kaşığı marmelat, 1 bardak elma suyu veya portakal suyu.
6. seçenek – 1 bardak süt ve 3 çay kaşığı kakao ile hazırlanmış sıcak kakao, 2 diyet bisküvi ve iki çay kaşığı krem peynir.
Öğle yemeği
1. seçenek – 1 domates, 50 gr. Dardanel ton balığı, 1 çaykaşığı mayonez, 1 kaşık haşlanmış mısır, kıvırcık salata, 1 salatalık, 1 kaşık zeytinyağı ve limonla hazırlanmış salata. Ardırdan 1 orta boy muz.
2. seçenek – 2 ince dilim ekmeği, 2 çay kaşığı tereyağı, 2 dilim peynirle hazırlanmış sandöviçin yanında 1 bardak portakal suyu ve elma.
3. seçenek – 1 tas domates veya karışık sebze çorbası, üzerine krem peynir sürülmüş 1 dilim tost ekmeği, 1 dilim karpuz .
4. seçenek – 1 katı pişmiş yumurta, 1 tabak yağsız yeşil salata, 50 gr. haşlanmış tavuk eti, 1 portakal.
5. seçenek – 1 tas yoğurtlu çorba (3 kaşık haşlanmış lapa pirince, 3 kaşık yoğurt ve bir miktar sıcak su ilave ederek karıştırın, üzerine nane serpin.) 2 adet ızgara köfte, 1 tabak söğüş doğranmış salatalık ve domates.
6. seçenek – Balık şnitzel (2 orta büyüklükte balık filetosunu galeta ununa batırarak hafif yağda kızartın), 1 tabak mevsim salata, 1 salkım üzüm.
7. seçenek – 80 gr. tavuk eti, 30 gr. kereviz, marul ve bir çorba kaşığı zeytin yağıyla hazırlanmış tavuk salatası, 1 dilim ekmek, 1 armut.
8. seçenek – 1 tabak domatesli spagetti (30 gr. spagetti makarnayı haşlayın ,diğer tarafta bir çay tabağı dilinmiş kuru soğanı yağda kavurun ve domatesi üzerine doğrayarak sos haline getirin, makarnanın üzerine dökün),1 bardak ayran.
9. seçenek – Izgarada kızartılmış 60 gr. Hamburger eti, 1 tabak söğüş doğranmış domates ve salatalık, 1 elma.
10. seçenek – 1 tas domates çorbası, 1 tabak lahana salatası (50 gr. turp, 140 gr. kırmızı lahana, marul ve 1 çorba kaşığı zeytinyağı ile hazırlayın), 1 dilim kepek ekmeği.
Akşam yemeği
1. seçenek – 1 tas mercimek çorbası, 100 gr. haşlanmış tavuk, 1 tabak haşlanmış sebze, vanilyalı bir top dondurma.
2. seçenek – 3 adet haşlanmış sosisin yanında 1 haşlanmış patates, yeşil soğan ve maydanozla hazırlanmış patates salatası,1 kase meyveli yoğurt.
3. seçenek – 1 tas domates çorbası, 3 adet etli kabak dolması, 1 tabak meyve salatası.
4. seçenek – 1 tabak yağsız makarna, 2 adet ızgara balık, 2 top meyveli dondurma.
5. seçenek – 2 yumurta, 100 gr haşlanmış mantar, biraz peynir, maydanoz ve margarinle hazırlanmış mantarlı omlet, 1 bardak ayran, 1 elma.
6. seçenek – 1 tas sebze çorbası, 3 köfte, 1 tabak havuç salatası, 1 şeftali.
7. seçenek – 1 tabak menemen (2 küçük domates, 1 yumurta, 1 yeşil biber ve 1 tutam karabiber ile hazırlayın), 1 dilim kızarmış ekmek, 1 tas yoğurt.
8. seçenek – 80 gr. haşlanmış alabalık, yanında 1 tabak rendelenmiş havuç ve 1 orta boy haşlanmış patates.
9. seçenek – 1 tabak ton balıklı makarna (1 tabak haşlanmış makarnanın üzerine 20 gr. taze tor balığını, 1 domates ve bir avuç maydanozu doğrayın), 1 muz.
10. seçenek – 1 tabak peynirli patates salatası (100 gr. haşlanmış patates, 1 diş sarmısak, 10 gr. dil peyniri, kıvırcık, maydanoz ve 1 çorba kaşığı zeytinyağı ile hazırlayın) , 2 grissini, 1 portakal.

9 Kasım 2012 Cuma

mide ekşimesinin tetikleyicileri  

 

 

 

   

Mide ekşimesi her türlü durumda karşılaşılabilen bir durum. Üstelik kişiden kişiye de değişebiliyor.
Mide ekşimesi göğsün orta yerlerinde göğüs kafesinin arka sağına doğru bir yerdeki yanma hissidir. Yanma hissi mideyle yemek borusu arasındaki kaslardaki problemden kaynaklanır. Bu kasların oluşturduğu halka yiyeceklerin mideye girmesini sağlamak için açılır, her şeyin orada kaldığına emin olmak için de kapanır. Bu kaslar çok zayıfsa ya da gevşemişse midedeki sular ve yiyecekler boğazdan geri gelmeye çalışır. Bu durum size ekşi reflü asidi tadı sağlar. Genellikle son yediğiniz şeyin hoş olmayan bir hatırlatmasıdır. Reflü ise mide ekşimesine verilen tıbbi bir isim.
Hayatınızın bir döneminde mutlaka mide ekşimesi yaşamışsınızdır. Hemen hemen herkes yaşıyor. Mide ekşimesini tetikleyen durumlar ise kişiden kişiye değişebiliyor. Belli başlı yiyecekler çoğu zaman başınıza bela açabilir. Aynı yiyeceklerin ailenizin herhangi bir üyesine sorun oluşturmamasına şaşırmayın. Mide ekşimesine neden olan durumlar sizi epey şaşırtabilir. Bazen sadece yediklerinizle de alakalı olmayabilir. Nasıl ve ne zaman egzersiz yaptığınız, ağrı kesici olarak kullandığınız ilaçlar mide ekşimesine neden olabilir. Mide ekşimesini kontrol altında tutmanın tek yolu midenizi ekşiten durumların ne olduğunu bulmak.
Büyük porsiyonlar ve yağlı yiyecekler
Bol yağlı kocaman bir hamburger ya da patates kızartması yatmadan hemen önce yendiğinde mide ekşimesini tetikleyebilir. Yağlı yiyecekler, büyük porsiyonlar ve yatmadan önce yenen yiyecekler mide ekşimesine neden olan en bilindik 3 durum arasında.
Mide ekşimesi büyük porsiyonlar tarafından tetiklenebilir. Çünkü mide ağzına kadar dolar. Mideniz esnemeye çalıştığında yemek borusu kapısında baskı oluşur. Bu durumda kaslar ters yöne hareket edebilir. Çok fazla baskı sonucu kaslar gevşeyebilir. Son yediğiniz yemekten artan sular sizi rahatsız etmek için geri döner. Bu durum herhangi bir yiyeceği her fazla kaçırışınızda başınıza gelebilecek bir durum. Yani özellikle mide ekşimesini tetikleyecek besinleri tercih etmeniz gerekmez.
Beslenme
Mide kaslarının gevşemesine ve yemek borusunun düzenden çıkmasına neden olabilecek bir dolu yiyecek var. Mide ekşimesinin tetikleyicileri başında gelen besinleri şöyle sıralayabiliriz:
Alkol (özellikle kırmızı şarap)
Karabiber, sarımsak, soğan ve diğer baharatlı yiyecekler
Çikolata
Narenciyeler ve narenciyelerden yapılmış meyve suları
Kahve, çay ve kola gibi kafeinli içecekler
Nane
Domates
Yemeklerden sonraki mide ekşimesini engellemek için yemeklerde aşırıya kaçmayın. Günde 5 ya da 6 kez yemek yiyin ancak azar azar yiyin. Yatmadan önce yemek yemeyin. Yatmadan önce midenize yediklerinizi öğütmesi için en az 3 saat vakit verin. Yemekten hemen sonra yatmak sindirimi zorlaştırır ve mide ekşimesini tetikler.
Egzersiz
Egzersizin bazı türleri mide ekşimesine neden olabilir. Karnınıza yapılan baskı mide asitlerinin olmamaları gerektiği yerlere doğru yola çıkmasına neden olabilir. Midenizde yanma hissederseniz bazı bacak hareketlerinin de karnınızı çalıştırmada etkili olduğunu düşünün. Ancak mide yanmasından yine de kaçış yok çünkü bazı bacak hareketleri de mide yanmasına neden olabiliyor.
Amuda kalkmak gibi yoga hareketleri de mide ekşimesine neden olabilir. Yürüyüş ya da aerobik gibi egzersizler de midenizdeki kaslarda zayıflık varsa mide ekşimesini tetikleyebilir.
Egzersizin mide ekşimesini tetiklemesini engellemek için tok karnına egzersiz yapmamalısınız. Bu şekilde karnınızdaki baskıyı arttırabilir, midenizin ekşimesine neden olabilirsiniz. Egzersiz yapmak için yemekten sonra 2 saat beklemelisiniz.
İlaçlar
Mide ekşimesini tetikleyecek ya da daha da kötü hale getirecek birçok ilaç var. Alınan tek bir aspirin mideyi ekşitmezken aspirinin sürekli kullanımı mide ekşimesini tetikleyebilir. Yüksek tansiyon ilaçları da zaman zaman mide ekşimesine neden olabilir. Mide ekşimesine neden olan diğer ilaçlar ise şunlar:
Astım ilaçlarının bazıları
Bazı uyku ilaçları
Kas gevşeticiler
Morfin gibi uyuşturucular
Doğum kontrol haplarındaki progesteron hormonu
Antidepresanlar
Parkinson hastalığına iyi gelen ilaçlar
Kemoterapi ilaçları ya da bazı osteoporoz ilaçları yemek borusunun zarına zarar verebilir ve mide ekşimesini daha olası hale getirebilir. Osteoporoz ilaçlarınızı bol miktarda suyla içmek ve ilaçtan 30 dakika sonraya kadar uzanmamak bu duruma engel olabilir.
Midenizin ekşimesine neden olan ilaçları doktorunuzla konuşun. Doktorunuz alternatif ilaçlar önerebilir.
Mide ekşimesiyle ilgili kafanıza takılan soruları uzmanlarımıza sorabilirsiniz.


  Obeziteyle bağlantılı sağlık sorunlar 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Obezite yalnız dolaşmıyor. Geldi mi yanında bir sürü sağlık sorunuyla birlikte geliyor. Bakalım bu sorunlar nelermiş.
Obeziteyle bağlantısı olan sağlık sorunları saymakla bitecek gibi değil. Obezite sadece görüntünüzü etkileyen bir problem değil, sağlığınızı tehdit eden ciddi bir tehlike. Normal kilosunun %40 üzerinde olan biri normal kilosunda olan birine göre 2 kat daha erken ölüm riski taşıyor. Bunun nedeni obezitenin birçok sağlık sorunuyla birlikte anılıyor olması. Bu sorunları şöyle sıralayalım:
Kalp hastalıkları ve felç
Yüksek tansiyon
Diyabet
Kanser
Böbrek hastalıkları ve böbrek taşları
Osteoartrit
Gut hastalığı
Nefes alma problemleri (uyku apnesi ya da astım gibi)
Bir kişi ne kadar obezse sağlık sorunlarıyla burun buruna gelmesi de o kadar olası. Doktorların görüşleri de bu yönde. Normal kilosunun %20 üzerinde olan biri kilo verme konusuna biraz daha kafa yormalı ve fazla kilolarından kurtulmalı. Obezite uzmanlarının çoğu normal kilosunun %20’den az üzerinde olan kişilerin de bazı yöntemlerle kilo vermelerinin gerekli olduğu görüşünde. Özellikle kilo verilmesi gereken durumları şöyle sayabiliriz:
Ailede var olan herhangi bir kronik hastalık. Yakın akrabalarında kalp hastalıkları ya da diyabet olan kişilerin obezite ya da aşırı kilo durumunda bu hastalıklara yatkınlıkları artar.
Var olan bir sağlık sorunu. Yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve diyabet obeziteyle alakalı hastalıkların uyarı sinyalidir.
Elma şeklinde vücut yapısı. Kilosunun çoğu karın çevresinde biriken kişiler kalp hastalıkları, diyabet ve kanser riskleri konusunda daha çok tehlike altında. Bu durumda armut şeklinde, bütün kilonuzun popo ve kalça bölgesine toplandığı, bir vücudu tercih edecek duruma gelebilirsiniz.
Neyse ki ortalama miktarda bir kilo kaybı bile (5 - 9 kilo) sağlık sorunlarında iyileşme sağlayabilir.
Obezite ve kalp hastalıkları
Kalp hastalıkları ve felç ölümlerin büyük çoğunluğunun nedeni. Obez kişiler ise normal kilosundaki kişilere göre daha fazla yüksek tansiyon riski altında. Yüksek tansiyon deyip geçmeyin kalp hastalıklarının ve felcin baş nedeni kendisi. Obezite kalp hastalıklarından ve felçten kaynaklanan ani ölümlere neden olabilir. Hatta işaret ya da belirti olmadan. İyi haber ise şu: az miktarda kilo vermek bile kalp hastalıkları ya da felç riskini azaltabilir.
Obezite ve diyabet
Tip 2 diyabet vücudunuzun kan şekerini kontrol etme yeteneğini etkiler. Bu durum erken ölümlerin başta gelen nedenlerinden biri. Ölümün yanında kalp hastalıkları, felç ve körlük de cabası. Obezite tip 2 diyabet riskini arttıran bir faktör. Tip 2 diyabet riskini azaltmak için kilo verebilir, egzersiz yapmaya başlayabilirsiniz. Çoktan tip 2 diyabetiniz varsa fiziksel aktiviteler ve kilo vermek kan şekeri seviyesini korumaya yarayabilir.
Obezite ve kanser
Obeziteyle birebir bağlantılı birçok kanser türü var. Rahim kanseri, yumurtalık kanseri, meme kanseri ve kolon kanseri bu türlerden. Aşırı kilolu erkeklerde prostat kanseri görülme riski daha yüksek. Meme kanseri ve kolon kanseri gibi kanserler için artan riskin obezitenin kendisinden mi yoksa yüksek kalorili beslenmeden mi kaynaklandığı henüz aydınlatılabilmiş değil.
Obezite ve gut
Gut hastalığı eklemleri etkileyen bir sağlık sorunu. Kandaki ürik asit miktarının artması sonucu ortaya çıkıyor. Fazla miktardaki ürik asit eklemlerde katı ya da kristalimsi birikintiler oluşmasına neden oluyor. Obezite bu hastalığın da nedenlerinden. Beslenme alışkanlıklarında kısa süreli değişimler bile daha önce gut hastalığına yakalanmış kişileri olumsuz etkileyebilir. Gut hastalığıyla uzaktan yakından bir tanışıklığınız varsa doktorunuzla kilo verme konusunu etraflıca konuşmalısınız.
Obezite ve uyku apnesi
Uyku apnesi aşırı kilolu olmakla yakından ilişkili olan ciddi bir nefes alma sorunu. Uyku apnesi uyku sırasında bir kişinin aşırı horlamasına ve bir süreliğine nefes almaya ara vermesine neden olabilir. Uyku apnesi kalp hastalıklarına da neden olabilir. Vücut ağırlığı arttıkça uyku apnesi riski de artar. Yani obezite uyku apnesi riski demek.
Obeziteyle ilgili kafanıza takılan her türlü soruyu uzmanlarımız cevaplamaya hazır.

kış aylarında hangi çorba içilir?  

 

 

 

   

Hem içinizi ısıtan hem de sağlığınıza sağlık katan çorba tarifleriyle geliyoruz. Üstelik çok da lezzetli.
Eylül ayının gelmesiyle sonbahara girdik. Havalar şimdilik fena gitmiyor ama kar mevsimine az kaldığını hepimiz biliyoruz. Kış demek soğuk demek.  Hastalıklar pusuda bekliyor. İşte tam bu noktada cana can katacak, bağışıklık sistemini güçlendirecek çorbalara, daha doğrusu sağlık iksirlerine ihtiyacımız var. Tariflerimize bakalım:
Kerevizli patates çorbası
Kereviz kış sebzeleri arasında en sağlıklı olanlarından. Adeta bir vitamin deposu: A, B ve C vitaminlerini barındırıyor. Çinko, bakır, mangan ve selenyum minerallerini de içeriyor. Kerevizin bilinen etkileri olağanüstü: uyarıcıdır, sinirleri yatıştırır, yorgunluğu alır, vücudu kuvvetlendirir, cinsel gücü arttırır, iştah açar, gaz ve idrar söktürür, böbrekten kum ve taş dökülmesine yardımcı olur, ağız kokusu giderir, öksürüğü keser, kanı temizler, karaciğer şişliğini ve sarılığı giderir, sivilceleri azaltır, yüksek tansiyon, şeker ve prostat hastalarına iyi gelir, hipertansiyonu ve kolesterolü düşürür, mideyi kuvvetlendirir, ağrıları giderir, cilde tazelik ve parlaklık verir, unutkanlığı giderir, anne sütünü arttırır, romatizma ve gut şikâyetlerini de azaltır. Kesinlikle etkileyici.
Patates kış sebzesi değil. Her mevsim yetişiyor. Elbette bu kereviz kadar faydalı olmadığı anlamına gelmiyor. Patates bol miktarda B ve C vitamini barındırıyor. Üstüne potasyum, kalsiyum, bakır, demir, fosfor ve protein içeriyor.
Enerji bombasından farksız patates halsizliğe yorgunluğa birebir. Şeker hastaları bunu gayet iyi biliyor: kandaki şeker oranı düşerse bir adet patates yetiyor. Ayrıca damar sertliğine iyi geliyor. Kanserden koruyor. Bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Sindirimi kolaylaştırıyor. Basur ağrılarına iyi geliyor. Kanı toksinlerden temizliyor. Hatta kuru ciltleri nemlendiriyor. Patates bu etkilerle kış aylarının ideal sebzelerinden.
Kullanılan malzemeleri tanıdık. Yararlarına baktık. Şimdi tarife geçelim:
Malzemeler:
3 Orta boy patates
1/2 kereviz
1 litre+1su bardağı su
1 orta boy soğan
Bir yemek kaşığı tereyağı
Biraz tuz
Bir tutam kuru nane
Biraz zeytinyağı
Hazırlanışı:
Birinci adım: Öncelikle kerevizi soyup iri iri doğruyoruz. Ardından kararmasını önlemek için limonla ovuyoruz.
İkinci adım: Patates ve soğanları da iri iri doğruyoruz. Kısık ateşte tereyağını eritip kereviz, patates ve soğanı ekliyoruz.
Üçüncü adım: Biraz karıştırıp suyunu ilave ediyoruz. Orta ateşte iyice yumuşayana kadar pişiriyoruz. Ardından tuzunu ilave ediyoruz.
Dördüncü adım: Karışımı blendırdan geçirip kıvamı çok koyu olursa 1 bardak su ilavesiyle bir taşım daha kaynatıyoruz.
Beşinci adım: Üzerine bir tutam nane ve zeytinyağı kızdırıp gezdiriyoruz. Çorbamız servise hazır.
Afiyet olsun!
Kırmızıbiber püreli patates çorbası
Patates kışın popüler sebzelerinden demiştik. Bir tarif daha verelim. Bu defaki biberli olacak. Neden biber derseniz…
Kırmızıbiber Bol miktarda C, P ve K vitaminleri içeriyor. Ayrıca kalsiyum ve magnezyum gibi mineralleri de barındırıyor. İçeriğindeki beta karoten  bağışıklık sistemini güçlendiriyor, vücudu hastalıklara karşı koruyor, direncini arttırıyor. Sindirimi kolaylaştırması, iştah açması, ishal kesmesi ve idrar söktürmesi de cabası. Kansere karşı koruyucu olduğuna dair ciddi kanıtlar bulunan  kırmızıbiber solunum yolları açıcı özelliğiyle bronşit ve grip gibi solunum yolları rahatsızlıklarına, soğuk algınlığına  ve öksürüğe de iyi geliyor.
Şimdi kırmızıbiber püreli patates çorbasının tarifine geçelim.
Malzemeler: 
4 salçalık kırmızıbiber
2 büyük patates
2 çorba kaşığı zeytinyağı
1 tatlı kaşığı kırmızı toz biber
Tuz
Karabiber
1 litre+1su bardağı su
1 orta boy soğan
Hazırlanışı:
Birinci adım: Salçalık kırmızıbiberleri kabuklarından ayırın. Tavada zeytinyağıyla iyice kavurun. Ardından 1 su bardağı su ekleyin. Kaşıkla iyice püre haline getirin.
İkinci adım: Patatesleri iyice haşlayın. Püre haline getirin.
Üçüncü adım: Soğanları da iri iri doğrayın. Kısık ateşte tereyağını eritin. Soğanları ekleyin. İyice kavurun. Dikkat edin yanmasın.
Dördüncü adım: Kavrulmuş soğanları, patates ve biber püresini tencere içinde karıştırın. Üzerine 1 litre su ekleyin. Yavaşça kaynamaya bırakın. Kaynamaya yakın karışımı blendırdan geçirin.
Çorbanız hazır. Üzerine sos eklemek size kalmış. Afiyet olsun!